1000₺ ve üzeri alışverişlerde ÜCRETSİZ KARGO
Hafta içi saat 12.00‘ye kadar verilen siparişler AYNI GÜN KARGODA

  • 0 Items - 0,00
    • Sepette hiç bir ürün yok.
%30 İNDİRİM

Orijinal fiyat: ₺215,00.Şu andaki fiyat: ₺150,00.

İmanda Taklit

Imitation in Faith

10.70458/fcr.9786255654014

0000-0002-4886-7610 K0130 , ,
Paylaş
İmanda Taklit
Din, mahiyeti itibariyle bir şuur çağrısıdır. Buna karşılık, taklit; bireyden şuursuz bir takip bekler. Oysa din, insanı yükümlülük bilinciyle donatmayı hedeflerken; taklit, bu yükümlülüğün gereklerini sorgulamaksızın yerine getirmeyi ifade eder. Bu yönüyle, dinin bireye yüklediği bilinçli kabul sorumluluğunu ihmal eden taklit tutumu, İslam düşünce tarihinde yerilmiş ve mukallidin imanının geçerliliği meselesi tartışmaya açılmıştır. İslam teoloji geleneğinde bu meseleye dair farklı ekoller, taklidin dini bir şuur içerip içermediği noktasında farklı yaklaşımlar sergilemişlerdir. Nitekim vahyin doğrudan telkin ettiği ilkeleri uygulamayı dindarlığın özü olarak gören ve peygamberden görülen edimleri şeklen tekrar etmeyi dinin ta kendisi kabul eden bazı anlayışlar, dini bir anlamda taklide indirgemiştir. Buna mukabil, imanın özü itibariyle bilinçli bir tasdik fiili olduğunu savunan bazı kelâm ekolleri, bu gerekçeyle mukallidin imanını sahih görmemiştir. Öte yandan, her iki tutumu da mutlaklaştırmayan ve konuya ara çözüm önerileri getiren yaklaşımlara da İslam ilmi mirasında rastlanmaktadır. Konuyla ilgili olarak bugüne kadar birçok tez, kitap ve makale kaleme alınmış; bu bağlamda oldukça zengin bir literatür ortaya çıkmıştır. Ancak söz konusu literatürde tartışmaların dayandığı kavramsal zeminin yeterince tutarlı olmadığı yönünde de ciddi eleştiriler mevcuttur. Yapılan çalışmaların büyük bölümü, imanın ve taklidin tanımlarını esas alarak bu çerçevede değerlendirmelerde bulunmuştur. Bizim çalışmamız ise, bu temel tanımları ihmal etmeksizin; fakat onlarla yetinmeksizin meseleye daha derinlikli bir bakış sunmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda çalışmamızda, sadece “iman” kavramının sözlük anlamı yahut kelâmî tanımlarıyla yetinilmeyecek; bunun ötesinde, “bir kalp fiili olarak iman”ın doğasına dair çözümlemeler de yapılacaktır. Bu yaklaşım, bizi kelamî tartışmaların ötesine geçerek, imanı bir olgu olarak değerlendirmeye ve felsefi zeminde ele almaya sevk etmektedir. Aynı zamanda İslam teologlarının bu meseleye dair ulaştıkları hükümleri hangi yöntemsel ve düşünsel çerçevede temellendirdikleri de çalışmamızda yer bulacaktır. Bu itibarla, çalışmanın bibliyografyası önceki araştırmalarla büyük ölçüde örtüşse de ulaşılan sonuçların yöntem ve yorum farkı sebebiyle belirgin biçimde ayrışacağı kanaatindeyiz. Zira tartışmaların neticesi, sadece ele alınan metinlere değil; o metinlerin nasıl yorumlandığına ve hangi metodolojiyle tahlil edildiğine doğrudan bağlıdır.
Anahtar Kelimeler: Kelam, İman, Taklid, Tahkik, Mukallid.
 İÇ SAYFALAR
Imitation in Faith
Religion, in its essence, is a call to consciousness. In contrast,
taqlīd demands an uncritical following from the individual.
While religion seeks to equip the human being with a sense
of responsibility and moral awareness, taqlīd entails fulfilling
religious obligations without questioning their underlying rationale.
In this regard, taqlīd-which neglects the conscious
acceptance required by religion-has been subject to criticism
throughout Islamic intellectual history, and the validity of
the muqallid’s faith has become a matter of theological debate.
Within the Islamic theological tradition, various schools
have approached this issue differently, depending on
whether taqlīd involves genuine religious consciousness.
Some schools have reduced religion to taqlīd, perceiving religiosity
as the faithful repetition of prophetic practices or
the mere enactment of divinely revealed instructions. On the
other hand, schools that define faith (īmān) essentially as a
conscious act of affirmation have consequently denied the
validity of faith acquired through taqlīd. However, the tradition
also includes intermediary approaches that seek to reconcile
the two extremes through more nuanced formulations.
Numerous theses, books, and scholarly articles have been
written on the matter, and one may speak of a rich and diverse
body of literature concerning the faith of the muqallid
in the Islamic tradition. Nonetheless, it must be noted that
the conceptual foundation upon which these discussions are
built is not always methodologically sound. Most existing
studies have taken the definitions of faith and taqlīd as their
primary analytical framework. Our study, while acknowledging
these definitional foundations, aims to go beyond them
and offer a more profound examination of the issue.
Accordingly, this research will not limit itself to lexical or
traditional theological definitions of īmān, but will also seek
to analyze the nature of faith as an internal act of the heart.
This approach encourages a move beyond the confines of
classical theological polemics, allowing for the treatment of
faith as a lived phenomenon and subjecting it to philosophical
analysis. At the same time, the study will explore the
methodological and epistemological premises upon which
classical Muslim theologians grounded their judgments regarding
this issue.
Thus, although the bibliography of this work may largely
overlap with prior research, it is evident that the conclusions
reached will differ significantly. This divergence arises not
from the sources themselves, but from the distinct hermeneutical
and methodological approaches adopted in the interpretation
and analysis of those sources.
Keywords: Theology, al-İman, al-Taqlîd, al-Tahkîk, al-
Muqallid.
Genel Yayın No

1650

Marka

Kitabe

Marka No

130

ISBN

9786255654014

Yayım Tarihi

31.07.2025

Dil

Boyut

13,5 x 21 cm

Baskı Sayısı

1

Sayfa Sayısı

128

Kağıt Cinsi

70 gr. Enzo

Kapak

Taksitleri Güncelle