Kaderciliğin tanımı incelendiğinde farklı boyutlarının olduğu görülmektedir. Kaderciliğin tanımında geçen kişisel kontrolün pasif bir biçimde reddedilmesi, kaderciliğin kişisel kontrol boyutuna, olanların sorumluluğunun doğaüstü bir güce atfedilmesi, şans ve batıl inanç boyutlarına ve belirlenen alın yazısının değişmeyeceği inancı, önceden belirlenmişlik boyutuna işaret etmektedir. Kadercilik, temelde tek tanrılı dinlerde ön plana çıkan kader inancına dayansa da tek tanrılı din inancının olmadığı toplumlarda da gözlemlenmektedir. Bu olgu, kaderciliğin sadece dinî boyutta ele alınmaması gerektiğini göstermektedir. Kadercilik, olayları bilme, açıklama ve yorumlama konusunda insanları boyun eğme ve itaate sevk edebilmektedir. Bu yönüyle de istenmeyen davranışları meşrulaştırması, kaderciliğin olumsuz bir kavram olarak ele alınması sonucunu beraberinde getirmektedir.