Durkheim, toplum merkezli yani, beşeri olguların bireyden bağımsız olarak ve onun dışında toplum kaynaklı olduğu yaklaşımını (sosyolojik kökenli); döneminde, bir düşünce akımı haline gelmiş olan her şeye köken bulma çabasının bir sonucu olarak din ve tanrı düşüncesine köken bulmaya yönelik (antropolojik kökenli) teorilerin karşısına koymuş; dinin ve tanrı düşüncesinin kökeninin toplum kaynaklı olduğunu ileri sürmüş; bunu da “totem” olgusundan hareketle geliştirdiği ve totemcilik adını verdiği din bağlamında ortaya koymaya çalışmıştır. Bunu da, yine yaşadığı dönemde, beşeri kurum ve düşüncelerin ilk hallerinin herhangi bir dış etkiye maruz kalmadıkları ve bu yüzden söz konusu olguların en basit halini muhafaza ettikleri için ilkel diye isimlendirilen toplumlardan toplanan veriler bağlamında göstermeye çalışmıştır.
Durkheim, “dinin ve tanrı düşüncesinin kökeni” konusunu ele aldığı ve burada tercümesi takdim edilen çalışmada, kendisinden önce bu konuyla alakalı teori ileri sürmüş olan “Tylor, Frazer, Müller, Spencer gibi” kişilerin teorilerini (ruhçuluk,tabiatçılık) zikredip onları eleştirdikten sonra kendi teorisini (totemizm), Avustralya’dan toplanmış veriler bağlamında ortaya koymaya çalışır. Ayrıca, genel bir başlık altında ele alması ve çok ciddi bir eleştiriye tabii tutmamasına rağmen, ilk önce Andrew Lang’ın dikkat çektiği ve daha sonra Father William Schmidt tarafından geliştirilen, ilkel toplumlarda bulunan “yüce bir varlık” inancının, tanrı düşüncesinin ilk hali olduğu şeklindeki yaklaşıma da dikkat çeker.