1000₺ ve üzeri alışverişlerde ÜCRETSİZ KARGO
Hafta içi saat 12.00‘ye kadar verilen siparişler AYNI GÜN KARGODA

  • 0 Items - 0,00
    • Sepette hiç bir ürün yok.
%30 İNDİRİM

Orijinal fiyat: ₺505,00.Şu andaki fiyat: ₺355,00.

Saîdüddin Fergānî’nin İnsan Tasavvuru

Book Title: Saîdüddin Fergānī’s Concept of Human -Human is a Being Whose end
is İnherent in His Beginning-

10.70458/fcr.9786255536334

0000-0002-5968-9565 ES0320 ,
Paylaş
Saîdüddin Fergānî’nin İnsan Tasavvuru
-Nihayeti Bidayetine Mündemiç Olan İnsan-
Bu çalışmada amacımız, Fergānî’de insan tasavvurunun varlık, bilgi
ve ahlak cihetinden nasıl ele alındığını incelemektir. Bunu yaparken
“insan nerelidir?” ve “nasıl yaratılmıştır?” soruları üzerinden insanın
varlığa geliş serüveni araştırıldı ve Fergānî’nin konu üzerine iddiaları
tespit ve tahlil edildi. İnsan/ruh yaratılış itibarıyla ezelî midir yoksa
sonradan mı var edilmiştir? Yaratılışın kaynağı nedir? Akıl ve haber
bize kaynakların/bilginin kesinliği konusunda ne tür bir imkân sunar,
vb. sorular üzerinden ise ruh, nefs ve beden arasındaki birlik ve ayrım
araştırıldı. İncelemenin üç bölümünde de temel mesele olarak gördüğümüz
birlik-çokluk konusu bağlamına göre tüm kısımlarda sürdürüldü.
Bu ise Fergānî’nin konuları hep birbiriyle bağlantılı ve iç içe anlatmasından
kaynaklanan bir durum olarak karşımıza çıktı. Her ne kadar varlık
bilgiden ayrı, bilgi de ahlaktan ayrı bir konu gibi gözükse de içerik
olarak Fergānî’nin insan tasavvurunda bunların tek bir hakikate tekabül
ettiğini söylemek mümkündür. Bunların bilgi veya ahlak olarak dışarı
yansımaları/isimlendirmeleri ancak hakikate nisbeti dolayısıyla gerçekleşir.
Bu bağlamda kâmil bilgi, duyu ve akıl gücünün ötesinde zevk ve
müşahedeyle elde edilen bir husus olarak kabul edilir. Ancak bu bilgi
edinme/öğrenme belirli bir ahlaki davranış sonrasında tahsil edilmesi
umulan bir bilgi olarak teşekkül eder. Bu bağlamda kâmil ahlak, doğrudan
insanın kendi kabiliyetinin nihai sınırı, üzerinde etkili olduğu
ilahî ismin tecellisine kendinin sonradan eklediği perdeleri kaldırdıkça
elde ettiği bir kemal yolculuğu olarak karşımıza çıkar. Yolcu olarak
nitelediğimiz insan, yolun sonunda kendi başına/başlangıcına ulaşır.
Fergānî’de insanın ahlaki olarak ulaşabileceği yolculuğunun nihayeti,
bilgisinin bidayeti olur. Bundan dolayı insanın kendini arama yolculuğunda
başladığı nokta ile varacağı/vardığı nokta aynı olur. Değişen tek
şey ise insan değil, tecellideki şeffaflıktır.
Anahtar Kelimeler: Saîdüddin Fergānî; Müntehâ’l-Medârik; Vahdet-i
vücut; Âlem; İnsan;
 İÇ SAYFALAR
Saîdüddin Fergānī’s Concept of Human
-Human is a Being Whose and is İnherent in His Beginning-
In this study, our aim is to examine how Fergānī’s conception of the
human being is handled in terms of existence, knowledge, and morality.
In doing so, the adventure of man’s coming into existence was
investigated through the questions “where is man from?” and “how
was he created?” and Fergānī’s claims on the subject were identified
and analyzed. Is the human being/soul eternal in terms of creation or
was it created later? What is the source of creation? What kind of possibility
do reason and revelation/wahîy provide us with regarding the
certainty of sources/knowledge? The unity and distinction between
the soul, nafs, and body were investigated through questions such as.
The issue of unity and multiplicity, which we see as the main issue
in all three parts of the study, was continued in all parts according
to the context. This is due to the fact that al-Fergānī’s topics are always
interconnected and intertwined. Although existence seems to be
a separate subject from knowledge and knowledge from morality, it
is possible to say that they correspond to a single truth in Fergānī’s
conception of the human being. Their external reflection/naming as
knowledge or morality is realized only because of their relation to the
truth. In this context, perfect knowledge is regarded as something beyond
the power of the senses and intellect, something that is acquired
through pleasure and observation. However, this knowledge/learning
is formed as a knowledge that is hoped to be acquired after a certain
moral behavior. In this context, perfect morality appears as a journey
of perfection that the human being directly reaches the ultimate
limit of its own ability as it removes the veils that it has added to the
manifestation (tecelli) of the divine name on which it is effective. The
human being, whom we characterize as a traveler, reaches its own
beginning at the end of the road. In al-Fergānī, the end of the journey
that man can reach morally becomes the beginning of his knowledge.
Therefore, the point from which man begins his journey of searching
for himself is the same as the point at which he arrives. The only thing
that changes is not the human being but the transparency in manifestation
(tecelli)..
Keywords: Said al-Dīn Fergānī; Muntehā al-Madārik; Wahdat al-wujūt;
Realm; Human
Genel Yayın No

1628

Marka

Eskiyeni

Marka No

320

ISBN

978-625-5536-33-4

Yayım Tarihi

09.07.2025

Dil

Boyut

13,5 x 21 cm

Baskı Sayısı

1

Sayfa Sayısı

382

Kağıt Cinsi

70 gr. Enzo

Kapak

Taksitleri Güncelle